VEDA KONUŞMASI (FULYA)

FULYAOKULA VEDA  (konuşmayı Fulya'dan dinlemek için videolar bölümüne gidiniz)
Bazı şeyler vardır hayatımızda. Yaşamın bir parçasıdır ama biz onların farkına bile varamayız. Ta ki elimizden uçup gideceğini, kaybedeceğimizi anlayana kadar. Okul da öyleymiş, ama biraz geç anladık. Geçen sene bizlere devredilen bu meşale,şimdi bizden küçüklere devrediliyor tam 54 yıldır olduğu gibi aynı hüzün,aynı ayrılık şarkıları altında……Gitmek!Ne acımasız bir kelimedir,ünlemleri takarcasına peşine,vurgun yemişçesine hayattan.Bizler ayrılık adına el sallarken,geride kalan bir büyük aile.
Her sabah gün doğarken kalkmak, kışın soğukta titremek, yazın güneşte terlemek, birbiri ardına gelen yazılılara hazırlanmak ne de zor geliyordu. Bir bitse de kurtulsak derdik. İşte bitiyor. Ama biten yalnız okul değil içimizden de bir şeyler bitiyor. Sanki alıştığımız ve her an yaşadığımız bir şeyler bitiyor.
Üstüne bazen şarkı bazen de kopya yazdığımız sıralar Geç kaldığımızda önünde ecel terleri döktüğümüz, birbirimizin resmini çizdiğimiz tahta Maç sonraları okulu yıkarcasına yaptığımız tartışmalar Yazılılarda ki o kaçamak fısıltılar Omuz omuza gülüp ağladığımız can gibi, tek yürek, tek bilek olduğumuz arkadaşlarımız, öğretmenlerimiz… Artık gitme vakti
Evet, mezun oluyoruz. Lise hayatı denen o 4 yıllık güzel zamanın bitişine şahitlik ediyoruz. Ağzımdan 4 yıl diye çıkıveren ama aslında kolay kolay dile getiremeyeceğini adım gibi bildiğim bir şeyi anlamaya çalışıyoruz. Söylenebilecek çok fazla şey olduğunu sanmıyorum. Hani anlatılmaz, yaşanır derler ya işte aynen öyle.
Ne demeliyim, neyden bahsetmeliyim bilmiyorum. Çok güzeldi desem az, çok yorucuydu desem hafif, nasıl başlamıştık ya desem eski, nasıl biter bir anda desem duygusal olacak… Hatırlıyor musunuz o günü diye başlasam onca anı diziliverecek hafızalara. Ama hangi birisini anlatmalıyım ki? her bayrak töreninde Erdal hocanın olmadı bir daha deyişini mi? /Süleyman hocanın telefon aramasını mı /yoksa aşk ve şevkle dersine girdiğimiz yaşar hocayı mı /neyi anlatayım biter mi ailemize yeni katılan hocalarımızı mı /Yılmaz hoca ve Alim hoca ve tabiî ki Mehmet Ali Erden ile yaptığımız harika programları mı/ bakın anlatmakla bitmiyor zaten /Cengiz hoca eşliğinde yapılan maçlar ve bölge birinciliğimiz ve aklıma gelmişken yetenekli arkadaşlarımızı mı/ hep derece aldığımız yarışmalarımı hangisini anlatayım bitmez ki yada anlatmaya gücüm yetmez gözyaşlarımı durduramam ki… yoksa kelimeler mi yetmez demeliyim
Söylemesi zor gibi görünüyor ama birkaç kere tekrarlayınca öğreniyor insan, o kadarda zor değil. Gitmek, gidebilmek… Uzaktan sevmekte, sevilmekte, gerektiği yerde ağlamasını bilmekte hepsi öğretildi bize burada, Bizler, şuradaki baba lise gençliği, hep sevdik… Kızdırdık da, üzdük de belki ama hiç kötü düşünmedik… Ne gösterildiyse bu sevda uğruna, ne yapmak gerekirse yaptık sonuna kadar. Şimdi biz çıkarken şu kapıdan son kez, koca kalpli şu okul dudaklarını bükerek, sıkarak kendini içten içe üzgün göstermemek adına, süzülecek yanaklardan gözyaşları

Bu gönül yolculuğunda elimizden tutan Uğruna köle olacağımız öğretmenlerimize, bu koca kalpli okulun tüm çalışanlarına binlerce teşekkür… Mustafa Kemalin yıllar önce gönderdiği gibi, birer kıvılcım gibi gidiyoruz ama elbette birer alev olarak döneceğiz…
Bir sonun başındayız, tamda bütün bir ömür unutamayacağımız başlangıçların öncesindeki sonda. Hayatımızın belki de en tozpembe 4 yılının sonunda. Sonunda ve başında her zaman hep yanımda olan hakları ödenmeyecek annemizin, babamızın, ailemizin, emekleri anlatılmayacak öğretmenlerimizin ve idaremizin karşısında büyük bir heyecan, guru ve minnet borçluyuz, teşekkür ve veda ediyoruz. Gümüşhane Lisesi unutma bizi çünkü biz unutmayacağız seni

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile