Pazar, 20 Mayıs 2012
Yazı Boyutu
kasim10         
Onu özlüyoruz. Aslında onu hiç görmedik. Ama onu tanıyoruz. Sesinin cızırtılı bantlardan dinledik. Hep siyah beyaz filmlerde gördük yüzünü. Çelik bakışlarını şiirlerde okuduk. Özlü sözlerini öğrendik kitaplardan. Onu onsuz yaşadık tam 73 yıl. Bugün onu layıkıyla anmaya, anlamaya, anlatmaya talip olmuştuk.
              
Sunucumuz Nur Demirci: "Bir milletiz  şimdi yedisinden yetmişine yas tutan/ Derdimiz öyle büyük, devamız öyle az ki..." dizeleriyle başladı söze. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı. Ardından okul müdürümüz Sayın Erdal Ergün'ü konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet etti.

             
Okul müdürümüz ilginç bir hikayeyle başladı konuşmasına: "Tarih 10 Kasım 1938. O acı haber her yerde olduğu gibi İstanbul üniversitesinde de duyulmuştu.Hukuk fakültesinde görev yapan bir alman profesör, bu acı haber karsısında derse girip girmeme konusunda kararsız kalmış, o sırada aklına rektöre müracaat etmek gelmiş. Rektörün yanına gidip sormuş...

—Efendim bu acı haber karsısında ne yapacağıma karar veremedim, acaba derse mi girsem yoksa cenazeye mi katılsam...
Rektör şu cevabı vermiş;

-Sizin ülkenizde böyle büyük bir insan öldüğünde ne yapılıyorsa onu yap. Alman profesör kollarını iki yana sarkıtarak;
-Efendim bizim ülkemizde hiç bu kadar büyük bir insan ölmedi ki" Atatürk'ün yeterince anlaşılamadığından bahsetti uzun konuşmasında. Neler yapmamız gerektiğinin altını çizdi.

             Konuşma bitince okulumuz öğretmen ve öğrencilerinin hazırladıkları programa geçildi. Atatürk'ün hayatı, kişiliği, dinlediği şarkılar, katıldığı savaşlar, inkılapları, ölümü... bir belgesel-film tadında sunuldu.  Atatürk "Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu yeterlidir.” diyordu. Biz de Atatürk Kültür Merkezinden seslendik O'na. "Ey büyük Ata, bilmelisin ki biz Türk gençleri olarak seni her zaman göreceğiz; çünkü biz fikirlerini anlıyor ve hissediyoruz."


              Atatürk'ü layıkıyla anmaya, anlamaya, anlatmaya talip olmuştuk. Yaptığımız programın bu özellikleri taşıdığına inanıyoruz. Bir buçuk aydır  arkadaşları okul çıkışı koşa koşa evlerine giderken çalışmalarımıza aksatmadan katılan, verilen görevleri en iyi şekilde yapmak için zaman ve emek harcayan, bugün de AKM sahnesinde çok güzel hareketler sergileyen öğrencilerimiz:Tolunay Akyüz, Abdulbaki Çubukcu, Mustafa Selvi, Ata Berk Çebi, Mustafa Furkan Yıldız, Oğuzhan Turgut  Burak Aydurmuş, Hande Betül Uçan, Aleyna Yurtışığı, Sena Duman, Bengisu Ergün, Gaye Kevser Aydurmuş, Ayşegül Çilenk, Nur Demirci, Zeynep Ateş ve Alim Özkan Yılmaz'a çok teşekkür ediyoruz.


            Programımıza güzel sesleriyle renk katan Filiz Kabadayı, Büşra Toygun, Yağmur Demirci, Tuba Delikara ile ışıkçımız Ahmet Evcin ve teknik masadaki Erkam Çiftçi'ye de çok teşekkür ediyoruz.

             Ayrıca "Sarı Saçlım Mavi Gözlüm" türküsünü türkünün sahibinden daha güzel söyleyen ve kemanıyla programımıza büyük katkı koyan Mehmet Ali Hoca'ya, tok sesi ve etkileyici üslubuyla programımızı farklı kılan öğretmenimiz Oğuzhan Hoca'ya, okulumuzun mensubuymuş gibi günlerdir bizimle çalışan ve programımızda çok emeği olan Gürkan'a, Oytun'a ve Emrah Hoca'ya çok teşekkür ediyoruz.


FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ


VİDEO İÇİN TIKLAYINIZ  (Programımızın ilk bölümü)

VİDEO İÇİN TIKLAYINIZ (İkinci bölüm: Atatürk Oratoryosu)

VİDEO İÇİN TIKLAYINIZ ( Okul Müdürümüz Erdal Ergün'ün Konuşması)

Giriş